Yayın balığının pulu yoktur ama derisi çok serttir; bu yüzden pullanmaz, derisi yüzülür — ya kerpetenle tek parça halinde çekilir ya da önce fileto çıkarılıp deri bıçakla ayrılır. İki yol da aynı yerde biter: kılçık kafesi tek parça kaldırılır, sonra yan çizgi boyunca uzanan koyu kırmızı et şeridi ve karın yağı kesilip atılır — o ağır, çamurumsu tat oralarda saklıdır. Balığı almaya karar verdiğiniz anda kanını akıtıp buza koyun; göğüs dikenlerini kontrol altına almadan da elinizi balığa yaklaştırmayın. Bir kiloluk balık birkaç dakika sürer, otuz kiloluk bir yayın bambaşka bir iştir.
Yayın balığı zararını balıkla mücadele ederken değil, karaya alındıktan sonra verir — ve neredeyse her seferinde aynı şekilde.
Burada tür farkını bilmek gerekiyor. Türkiye ve Avrupa sularındaki yayının (Silurus glanis) sırt yüzgeci küçüktür ve tehlike yaratmaz; asıl risk her iki göğüs yüzgecinin ön kısmındaki sert, tırtıklı ışındır — avuç içini rahatlıkla deler. Amerika'daki kanal ve mavi yayın türlerinde ise hem sırt hem göğüs yüzgeçlerinde kilitlenebilen sivri dikenler bulunur. Birçok yayın türünde bu dikeni saran doku hafif bir zehir salgılar; yaranın kendisi gözle zor görülecek kadar küçükken bile yanma ve şişme yapmasının sebebi budur.
Tuttuğunuz ele kauçuk avuçlu ya da kesilmeye dayanıklı bir eldiven geçirin, bıçağı keskin tutun ve her kesiği balığı tutan elinizden uzağa doğru yapın.
Yayının eti aslında yumuşak ve tatsız-kokusuz bir ettir; ama kötü muamele gören balık hızla tat kaybeder ve bunu sonradan hiçbir temizlik düzeltmez.
Kanı hemen akıtın. Solungaç yaylarını kesin ya da başın hemen arkasından omurgayı ayırın ve soğutucuya koymadan önce bir iki dakika kanının akmasını bekleyin. Ette kalan kan eti koyulaştırır ve en ağır tadı o taşır.
Sonra soğutun. Buzun üzerine biraz su ekleyip buzlu su hazırlamak, kuru buz küplerinden çok daha hızlı soğutur. Sıcak ve sığ suda ipe bağlı dört saat bekleyen bir yayın, ne kadar iyi fileto çıkarırsanız çıkarın o suyun tadını taşır.
Aynı gün temizleyin. Yağ ve koyu yan kas ilk bozulan kısımlar; bu yüzden aynı gün temizlenen balık ile ertesi güne kalan balık arasında gerçek bir kalite farkı vardır. Filetolar çıkınca soğuk suda durulayın, kurulayın, poşetleyip tekrar buza koyun — kesilmiş fileto asla erimiş buz suyunun içinde bekletilmez.
Klasik yöntem budur ve bir kova dolusu orta boy balığı en hızlı bitiren yol hâlâ odur. Balığı bütün bıraktığı için kılçıklı pişirmeye de uygundur.
Buradan sonra balığı bütün pişirebilir, dilimleyebilir ya da derisi yüzülmüş gövdeden fileto çıkarabilirsiniz.
Bugün daha çok tercih edilen yöntem bu. Tahta, çivi, kerpeten gerektirmez ve büyük balıkta zaten tek mantıklı yol odur.
En çok atlanan aşama burası ve balığın tadını asıl belirleyen de bu.
Kılçık kafesi. Filetoyu eti üstte kalacak şekilde koyun, bıçağın ucunu kafesin ön kenarının altından sokun ve tüm kılçık kafesini ince bir tabaka hâlinde kaldırıp alın. Neredeyse hiç et kaybetmezsiniz. Kılçıkların içinden kesmek ise filetoda kırık kılçık bırakır.
Çamur çizgisi. Yan çizginin geçtiği hat boyunca koyu kırmızı-kahverengi bir kas şeridi uzanır. Bu, balığın sürekli çalışan yüzme kasıdır: daha yağlıdır, tadı beyaz etten çok daha keskindir ve ilk bozulan kısım odur. Sığ bir "V" kesikle çıkarın ya da bıçağı yatırıp kazıyın. Yayında bu tek şeridi almak, hiçbir terbiye ya da baharatın yapamayacağı kadar büyük bir tat farkı yaratır.
Karın yağı. Karın kanadındaki sarımsı yağı ve filetonun sırt tarafındaki kalın yağ tabakasını da alın. Aynı ağır tadı taşır; ayrıca yağda çözünen kirleticiler burada birikir.
Durulayın, kurulayın, poşetleyin, buza koyun.
Büyük balıkta yağ oranı da çamur çizgisinin genişliği de artar; yani temizlik hem daha uzun sürer hem daha çok önem kazanır. Bu da doğrudan bir sonraki başlığa götürüyor.
Büyük yayın, yaşlı yayın demektir. Cıva uzun bir ömür boyunca kasta birikir; yağda çözünen kirleticiler ise yağ dokusunda, deride ve o koyu yan kasta yoğunlaşır. Tatlısu balığı hazırlamaya dair resmî rehberlerde neredeyse istisnasız "derisini yüzün, yağını alın, koyu eti kesin" maddesinin bulunmasının sebebi tam olarak budur.
Avlandığınız su için yayımlanmış bir tüketim uyarısı varsa, balığı yemeye karar vermeden önce ona bakın. Bu uyarılar suya ve türe özeldir, balığın boyuna göre değişir ve zaman içinde güncellenir. Burada bilerek hiçbir rakam vermiyoruz: yazacağımız her sınır bir yerde yanlış olurdu. Sanayi tesislerinin aşağısındaki akarsular, şehir içinden geçen dereler ve uzun süredir su tutan barajlar genellikle en temkinli yaklaşımı gerektirir.
İşin bir de hukuki tarafı var. Boy sınırı, günlük av sayısı ve yasak dönemler sudan suya, ülkeden ülkeye değişir ve düzenli olarak güncellenir. Bazı yerlerde balığın türü belirlenebilsin diye sudan ayrılana kadar bütün ya da derisi üzerinde tutulması gerekir — yani rampada temizlemeye başlamadan önce kuralı bilin. FishRadar bölgelere göre avcılık kurallarını yayımlıyor, ama son söz her zaman bulunduğunuz suyun yetkili kurumundadır.
En basit kural da şu: yemeyecekseniz öldürmeyin. Kupalık bir yayın onlarca yıllık bir balıktır ve o nehir parçasında yerine yenisi kolay gelmez. Fotoğrafı suyun içinde çekin, gövdesini destekleyin ve bırakın.
Temizlik iyi bir avın son on dakikasıdır; asıl mesele balığın gerçekten yem aradığı saatte suyun başında olmaktır. FishRadar, tam olarak avlandığınız nokta için su sıcaklığını, basınç eğilimini, rüzgârı ve solunar dönemleri okuyup soğutucuyu dolduran gecelerle boşuna geçen geceleri birbirinden ayırmanızı sağlar. Kendi suyunuzun ısırma pencerelerine FishRadar balık tahminiyle bakın.
FishRadar uygulamasını edinin
Canlı skorlar gün boyunca güncellenir. FishRadar uygulamasında tam tahmini, balık avı zamanlarını ve kendi kayıtlı noktalarınızı edinin.